Süreni seç, gerisini zile bırak. Başlangıçta, istediğin aralıklarla ve sonda çalan yumuşak bir çan; rehber yok, müzik yok, yalnızca sen ve sessizlik.
Rehberli meditasyonlar başlangıç için güzeldir; bir süre sonra pek çok kişi yalnızca bir başlangıç ve bitiş işaretiyle, kendi başına oturmak ister. Sessiz oturum tam bunun için: süreyi, isteğe bağlı hazırlık süresini ve ara zillerini seçersin; ziller zamanında çalar, sen de saate bakmadan pratiğinde kalırsın. Ara ziller, dikkat dağıldığında nazik bir hatırlatma olur.
Sessiz oturum; farkındalık (mindfulness), zazen, tefekkür, murakabe, dua ya da yalnızca sessizce oturmak gibi kendi yöntemin olan her pratikte işe yarar. Ara ziller özellikle uzun oturumlarda ya da zihnin çok dağıldığı günlerde yardımcı olur. Öğle arasında beş dakikalık bir oturum bile günün temposunu değiştirebilir.
Oturumu bir çan ya da kâseyle açıp kapatmak, Budist manastırlarından tasavvuftaki halvet geleneğine kadar pek çok gelenekte ortaktır. Bugün meditasyon uygulamalarında en çok kullanılan araçlardan biri de basit bir zilli zamanlayıcıdır. Araştırmalar düzenli meditasyonun kaygı, depresif belirtiler ve algılanan stres üzerinde orta düzeyde olumlu etkiler gösterdiğini düşündürüyor (Goyal ve ark., JAMA Internal Medicine, 2014, 47 çalışma). Zamanlayıcı bu düzeni kurmayı kolaylaştıran bir araçtır.
Meditasyon genellikle güvenlidir. Ancak ağır travma, depresyon ya da psikoz geçmişin varsa uzun sessiz oturumlar zor duygular getirebilir; böyle bir durumda oturumları kısa tut, gözlerini açık tutabilirsin ve gerekirse bir uzmanla çalış. Zil sesini seni ürkütmeyecek bir düzeye ayarla.