Ben neyim?
Aynaya her gün bakarız ama çoğunlukla saçımıza, yüzümüzdeki bir lekeye bakarız. Kendimize pek bakmayız. Bu çalışma tam olarak bunu yapmaya davet ediyor: birkaç dakika kendi gözlerinin içine bak ve tek bir soru sor.
Bir ayna kullanabilirsin ya da cihazının ön kamerasını açabilirsin. Kamera görüntüsü yalnızca senin ekranında görünür; kaydedilmez ve hiçbir yere gönderilmez.
"Ben" dediğimiz şeyin büyük kısmı alışkanlıklar, roller ve başkalarının bizden beklediklerinden oluşur. Soru bu katmanların altında ne olduğunu merak etmek için sorulur, bir cevap ezberlemek için değil.
Aynı soru farklı geleneklerde karşımıza çıkar. Tasavvufta "Kendini bilen Rabbini bilir" sözü bu arayışın özeti sayılır. Hint bilgesi Ramana Maharshi öğrencilerine yalnızca "Ben kimim?" sorusuyla kalmalarını öğütlerdi. Delfi'deki tapınağın girişinde de "Kendini bil" yazdığı anlatılır.
İlk günlerde tuhaf gelir. Gülmek, gözlerini kaçırmak, sıkılmak normal. Bazı günler hiçbir şey olmaz, bazı günler beklemediğin bir duygu yükselir. İkisi de olur.
Bir şey daha: loş ışıkta uzun süre kendi yüzüne bakınca yüzün değişiyormuş gibi görünebilir. Psikolog Giovanni Caputo 2010'da bunu "aynadaki yabancı yüz yanılsaması" adıyla tanımladı. Görsel sistemin sabit bir görüntüye alışmasından kaynaklanan bir yanılsamadır, korkulacak bir şey değil. Rahatsız ederse ışığı aç ya da gözünü kırp.
Aynada gördüğüm beden benim aracım. Kendime dürüstçe bakmaya hazırım.
İlk hafta günde 5 dakika yeter. İstersen sonra 10 ve 15 dakikaya çıkarırsın.
Soruyu gün içine de taşıyabilirsin. Seni zorlayan bir olayda dur ve kendine sor: "Burada görmem gereken ne?"
Bedeninle ya da görünüşünle ilgili yoğun bir sıkıntı yaşıyorsan bu çalışma zorlayıcı olabilir. Öyle hissedersen bırak; bir uzmanla konuşmak daha doğru olur.
Not: Buradaki pratikler dinlenmek ve kendine dönmek içindir; tıbbi tavsiye, teşhis ya da tedavi değildir. Bir sağlık sorunun varsa ya da ilaç kullanıyorsan hekiminin söylediği geçerlidir. Pratik sırasında kendini kötü hissedersen bırak.